takım elbiseli plaza canavarlarının
cildi tahriş etmeyen,
gün boyu etkili yumuşacık traş losyonları varken,
onlar kolonya kokardı..
24 saat güvenlikli, otoparklı, dayalı döşeli evlerde yaşamayan..
yaş-a-yamayan..
iki göz evinde iki zeytini ekmeğine katık eden insanlar..
masum insanlar vardı,
en büyük şanssızlığı doğduğu topraklar olan,
kocaman kara gözlü, karnı aç kara çocuklar..
sonra çok insanlar vardı, azınlık etiketini kalbinde yumruk gibi taşıyan..
o çok olduğunu zannedenlerin tek derdi kısa yoldan köşeyi dönmekken,
sesi hiç bir köşeye yerleşmeyen ama yuvarlak da kalamayanlar...
soyların kırımından çok hayallerin kırım kırım kırıklarıyla başetmeye çalışan..
uzun uzun yıllar önce kim kimi katletmiş, neyin kavgasını yapıyor
takım elbiseli amcalar
bilmemne kentinde yaptıkları bilmemne toplantısında...
o çocukların kocaman gözleri anlamıyor ki amcaların dilinden..
o amcalar değil miydi afrikalı aç çocuklara yardımdan söz ederken
bir yandan yengeçli keklerini havyarlarına batırarak yiyen..
hadi tarihe gömsenize açlığı..
hadi tarihe gömsenize dışlanmayı, yabanlığı..
sonra bazıları eli tabancalı, beyni boş kurtcuklar tarafından yerlere yatırıldı.. güvercinlerin kanatları koparıldı.. bazıları ailesini patlayan bombalara kurban etti.. bazıları açtı, onlardan geriye kemik kemik son resimleri kaldı.. hepsi aynı hırsın, aynı açgözlülüğün, aynı hoşgörüsüzlüğün, aynı bencilliğin kurbanı değil mi ki..
garip bir beddua olacak şimdi benimkisi..
petrollerde boğulasıca,
paylaşmaya çalıştıkları toprakların altında kalasıca
plaza şeytanları..
açlıktan ölen çocukların, yerlere serilen güvercin adamların, bombalarla parçalara ayrılan o güzel insanların ruhları hiç bırakmasın peşinizi..
19.01.07 - ∞











--
iç bükey kaderine tekerrür etmemekte!
--
One of Franz Kafka's women.
--
Previous Page12345...Next Page